Facebook Twitter Instagram Google Plus

Okuma Etkinliği
6 Mart 2017

Okuma Etkinliği
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google plus'da paylaş Yazdır
 

İhsan Oktay ANAR (1960-...)

Yazar

Hayatı

Puslu Kıtalar Atlası ve diğer sıradışı romanlarıyla okurların gönüllerinde taht kuran yazar, 1960 yılında Yozgat´ta dünyaya geldi. Yazarlığının yanında illüstratörlük ve edebiyat çevirmenliği yapmaktadır.

İhsan Oktay ANAR kitapları, tarihi gerçekler ve özellikle Osmanlı İmparatorluğuyla alakalı efsanler tarafından desteklenen fantastik motiflerle doludur ve peri masallarını andıran bir anlatımla okuyucuya sunulur. Yazar; gelişimleri tutarlı, çok çeşitli ve özgün karakterleriyle tanınmaktadır ve bu karakterler yazarın kitaplarındaki fantastik olay örgüsüne felsefi bir boyut kazandırırlar. Doğaüstü ögeler, halk edebiyatına ve kültürüne yapılan göndermeler yazarın eserlerinde yaygın bir şekilde görülür.

Kitaplarında Osmanlıca ve yöresel ağızları da sıklıkla kullanır ve mitere ve tarihi yazıtlara göndermeler yapar. İhsan Oktay ANAR´ın her kitabında "Uzun Hasan" adında bir karakter yer alır ki bu da yazarın kendisidir.

 

Suskunlar

Eflâtun rengi hayaller kuran bir "suskun"un sözleridir, bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçakgönüllü dünyasına misafir olacaksınız, satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce... Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî düşlerin "gerçekliği"nde semâ edeceksiniz ve bu düşlerden âdeta başınız dönecek. Hayat kadar gerçek, düş kadar inanılmaz bu dünyanın tüm kahramanlarının seslerini duyacak, nefeslerini hissedeceksiniz. Çünkü Suskunlar, sessizliğin olduğu kadar, seslerin ve sözlerin, yani musikînin romanıdır. Sonsuzluğun derin sessizliğinin "nefesini üfleyen" ve ona "can veren" bir adamın hayallerinin ete kemiğe bürünmüş kahramanları, en az sizler kadar gerçektir; ya da siz, en az onlar kadar bir düş ürünü... Bağdasar, Kirkor, Dâvut, Kalın Musa, İbrahim Dede Efendi, Rafael, Tağut, Veysel Bey ve diğerleri... Onlar, sessizliğin evreninden İhsan Oktay Anar´ın düş dünyasına duhûl ederek suskunluklarını bozmuşlardır. Bir meczûp aşkı tattı, bir âşıksa aşkına şarkılar yazıp ruhunu maviyle bezedi; diğeri, kaybolduğu dünyada bir sesin peşine düşerek kendini buldu. Nevâ, belki de, herkesin âşık olduğu bir kadının pür hayâliydi. Hayâlet avcısı, kendi ruhunu yakalamaya çalıştı. Zâhir ve Bâtın ise, zıtlıkların muhteşem birliğinde denge bulan iki ayrı gücün cisimleşmiş hâliydi.

Listemize kaydolarak derneğimizin yapacağı tüm yeniliklerden önceden haberdar olabilirsiniz.
Ad - Soyad :
E-Mail Adresi :